ABHAZ KİMDİR? SAMURZAKAN SORUNU
‘Abhaz kimdir?’ sorusunun cevaplanması çerçevesinde Abhazya’da erken dönem Sovyet ulus inşası sürecindeki ‘temel’ zorluklardan biri, Samurzakan (Gal) bölgesinin etnik olarak karışık nüfusunun net olarak ulusal anlamda sınıflandırılması konusuydu. 17. Yüzyıl sonundaki Abhaz-Megrel savaşları sonucunda Abhazya’nın en doğusunda, feodal hâkimiyet döneminde Abhazya Prensliği sınırları içerisinde yer alıp, Prens Murzakan Çaçba’nın adından hareketle Samurzakan ismini taşımakta olan Galidzga ve İngur arasındaki havzanın idari bir bölge olarak Abhazya’ya katılarak, Kodor ve İngur arasındaki bölgede yaşayan Abhazların, “Samurzakanlar” adıyla ayrı bir etnografik grup olarak isimlendirilmeye başlamıştır. Yeniden Abhazya’ya entegre edilen bu bölgede Abhazların yeni etnografik gruplarının oluşması gayet doğaldır. Nitekim Abhaz halkının yerel etno-bölgesel birimlere bölünmesi, o zamana kadar zaten gerçekleşmişti ve bu, belirli bir derecede ülkenin merkezî yapısının gevşekliğinin yanı sıra etnik Abhazya sınırları içerisinde bağımsız ve yarı bağımsız toplulukların bulunmasının doğal bir sonucuydu.
Abhaz kimdir
Samurzakan sorunu
Abhaz kimdir
Abhaz kimdir
Abhaz kimdir
Samurzakan sorunu
Abhaz kimdir
Abhaz kimdir
Abhaz kimdir
Samurzakan sorunu
Abhaz kimdir
Abhaz kimdir
Samurzakanların oluşmasının etnik temelini Bzıp kökenli Abhazlar, Sadzlar, Ubıhlar ve Çerkesler (Haşba 1972:124) ile birlikte 18. yüzyıldan itibaren Megrelya’dan yapılan göçlerle beslenen, belirli bir döneme kadar Abhazlar arasında asimile olurken daha sonraları Samurzakan Abhazlarının Megrelleşmesine yol açan az sayıdaki Megrel nüfusu oluşturmuştur. Samurzakanların oluşumu, sosyal ve politik ilişkiler sistemi, hem Samurzakan Abhazları hem de Abjualar, Bzıplar, Gumalar ve Tsaballar (Tsebelda) gibi güçlü yerel kimliklerin varlığını belirleyen Abhaz prensliği dâhilinde gerçekleşmiştir. Samurzakan’ın sınır yapılandırması ve daha da önemlisi bu yolla Abhaz Prensliği’nden siyasi olarak koparılması, 19. yüzyılda bu bölgeye Megrel nüfusunun daha belirgin bir şekilde akmasını sağlamıştır.
1832 yılında Megrel Prensliği tarafından ele geçirilen Samurzakan’da, 1840’ta Kafkasya’daki Rus yönetimi tarafından müstakil bir Samurzakan Komiserliği adlı bir idari yapı kurulmuştur. Söz konusu komiserlik, 1857’de o zamana kadar Rus hâkimiyetinin tam anlamıyla sağlandığı Megrelya’ya resmen bağlanmıştır (Lakoba 1990: 31). Göç süreçleri sonucunda 19. yüzyıl sonlarına doğru Samurzakan’da nüfusun iki etnik bileşeni olan Abhaz ve Megrel nüfusun bariz bir şekilde karışımı başlamıştır. Bununla birlikte Samurzakan’ın farklı kesimleri, muhtemelen dilsel farklılıkların gösterdiği üzere, Abhaz ve Megrel nüfusun farklı yoğunlukları ile karakterize edilmekteydi. Megrel etkisi özellikle Megrelya ile sınır olan Samurzakan köylerinde güçlüydü. Samurzakan’ın kuzeybatısından güneydoğu istikametine doğru Abhaz dilinin zayıflaması ve Megrel dilinin güçlenmesi, araştırmacılar tarafından 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başı arasındaki dönem olarak kaydedilmektedir (Schuhardt 1899: 25; Tsagareli 1880: 7).
Samurzakan’da nüfusun etnik olarak karışıklığı, anlaşılan o ki, Çar yönetiminin 19. yüzyıl sonunda Samurzakanları bağımsız bir halk olarak ayırmasının sebeplerinden biriydi. Yapılandırılan bu etnik sınıflandırma, daha sonraları Samurzakan nüfusunun en azından bir kısmı tarafından kabul edilmiş ve böylelikle “yarı etnik” kimliğin oluşumunun temelini oluşturulmuştur (Solovyeva 2010: 31-32). 1877-1878 Rus-Türk Harbi sonrasında, ana vatanda kalan Gudauta ve Kodor bölgeleri Abhazlarının çoğunluğu, Türklere yardım etmekle suçlanmış, bu da muhtemeldir ki, Samurzakan nüfusu için kendilerini “suçlu” Abhazlardan ayırarak Samurzakan olarak tanımlamak için bir tür ‘ek sebep’ olmuştur. Böylelikle, Rusya’nın 1886’da gerçekleştirdiği Transkafkasya (Güney Kafkasya) nüfusunun aile bazlı sayımına göre Sohum Bölgesi’nde 28.323 Abhaz, 30.640 Samurzakan, 3.558 Megrel, 608 Gürcü, İmereti ve Guryalı ile diğer halklara mensup 5.644 kişi olmak üzere toplam 68.773 kişi yaşamaktadı (Tablo 1893). Bununla birlikte, bu kaynaktaki nüfus tablosunda ayrıca bir “Samurzakanlar” sütunu bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra Kutaisi Eyaletindeki Abhazların sayısının 60.432 kişi olduğu, yani Abhazya Bölgesi dahilindeki Abhaz ve Samurzakanların toplamına eşit sayıda olduğu bilgisi de ‘ek özet’ tablolarda yer almaktadır. (a.g.e.). Bu durum, Rus yönetimi yetkililerinin, Samurzakanları müstakil bir etno-istatistiksel birim olarak ayırmalarına rağmen, yine de Samurzakanların Abhaz olduğuna veya en azından “Abhazlara daha yakın” olduğuna inanma eğiliminde olduklarını göstermektedir. 1897 yılında Sohum Bölgesi’nde anadili Abhazca olan 58.697 kişi, Megrelce olan 23.810 kişi, Gürcüce olan (İmereti lehçesi dahil) 1.971 kişi ve Svanca olan 92 kişi dahil olmak üzere toplam 106.179 kişi yaşamaktaydı (Birinci Genel 1905: 88- 93). 1886 yılındaki aile sayımının üzerinden geçen 11 yıl içinde Abhazların sayısı (Samurzakanlar hariç) iki katından fazla artmıştır. Söz konusu nüfus büyümesi, doğal bir artışla sağlanamazdı. Bu dönemde Abhaz nüfusu, göç yoluyla da çoğalamazdı. Her ne kadar Abhazya’dan sürülen muhacirlerin bir kısmı Abhazya’ya geri gelmişlerse de geri dönen bu nüfusun çoğunluğu 1886 yılından önce dönmüştü (Dzidzaria 1982: 381-406). 1897 nüfus sayımına göre Sohum bölgesinin Abhazca konuşan nüfus verisi, 1886 nüfus sayımında kaydedilen toplam Abhaz ve Samurzakan sayısıyla karşılaştırıldığında Samurzakan nüfusunun çoğunluğunun 1897’de Abhazcayı anadili olarak göstermiş olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu verilerin, 19. yüzyıl sonunda bölgedeki gerçek dil durumunu yansıtmadığı varsayılsa bile, Samurzakanların ağırlıklı olarak kendini anadil olarak Abhazca’da tanımlamış olduğu âşikardır. Zira o dönemin şartlarında açıkça etnik köken tespit edilemezdi.
Abhazların asimile olarak Megrelleşmelerinin sürdüğü ve derinleştiği koşullarda Samurzakan nüfusunun etnik kökeninin belirsizliği, 1918-1921 yıllarında bağımsızlık ilan eden Gürcistan yetkililerinin Abhaz siyasi eliti üzerinde baskı araçlarından biri olmuştur (Novikov 2020: 61–62). Erken dönem Sovyet ulus inşası sürecinde Samurzakan sorunu nasıl çözülmüştü? 1926 yılında gerçekleşen etno-dil bağlamında yapılan ilk Sovyetler Birliği nüfus sayımının belki de Sovyetler dönemi nüfus sayımlarının en ayrıntılısıydı. Sayım sırasında, Samurzakan bölgesinin merkezi konumundaki Gal ilçesinin nüfusuna etnik köken ve anadil konusunda göreceli seçim özgürlüğü tanınmış olması muhtemeldir. Bu özgürlüğün göreceliği, bölge nüfusunun bir kısmının arasında etno-bölgesel kimliğin öncelikli olarak korunduğu varsayılırsa, Samurzakanlara aidiyetin belirlenememesine bağlıdır (en azından nihai sayım sonuçlarına göre). ??? Bölgenin 50.086 sakininden %25,9’u Abhaz, %38’i Megrel, %35,4’ü Gürcü ve %0,7’si diğer halk mensubu olarak kaydedilmiştir. Nüfusun anadillere göre dağılımı ise tamamen farklı görünüyordu: Gal bölgesi nüfusunun sadece %10,6’sı anadilini Abhazca olarak kabul ederken, %87,7’si Megrelce’yi ve %1,1’i ise Gürcüce’yi seçmişti (Sovyetler Birliği nüfus sayımı [Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti bölümü] 1929: 100-101).
Samurzakan’daki Abhaz nüfusunun dilsel asimilasyonunun, çoğu zaman olduğu gibi etnik asimilasyonundan önce gerçekleşmeye başladığı açıktır. 1928 yılında Gal bölgesini ziyaret eden Abhaz dilbilimci A.K. Haşba şunları kaydetmiştir: “Samurzakan Abhazlarının Megrelleşmesi öyle bir hızla ilerliyor ki, muhtemelen on – on beş yıl sonra Samurzakan’da Abhazca kalmayacak. Çok sınırlı bir oranın haricinde Samurzakan Abhazlarının çocukları, Megrel dilini konuşuyorlar.” (Haşba 1972: 123).
1930’lu yıllarda Samurzakan Abhazlarının geniş çaplı asimilasyonu, Stalin döneminde yürütülen Abhazya’nın Gürcüleştirilmesi politikası sürecinde idari yollarla tamamlanmıştır. Rusya Devlet Ekonomi Arşivi verilerine göre 1939 nüfus sayımına göre, Abhazlar Gal bölgesinin nüfusunun sadece %3,6’sı iken, Gürcüler %89,6’sını oluşturmaktadır. Kültürel ve dilsel açıdan asimile olmuş, ancak etnik kimliğini kısmen koruyan Samurzakanlı Abhaz nüfus da, Stalin rejimi koşullarında yürütülen Gürcüleştirme politikalarına direnmeyi başaramamışlardır. Eski Gal bölgesinin 1930 yılında yapılan idari reform sırasında Kodor (1933 yılından itibaren Oçamçıra) ilçesine devredilen kesiminde etno-demografik süreç ise biraz farklı gerçekleşmiştir. Agubediya, Birinci Bediya, Reka ve Çhuartal köylerinde Abhaz okulları faaliyetine devam etmeyi başarmış, bölge halkı da Abhaz uyruğunu belgelere kaydettirme hakkından mahrum edilmemiştir. Ancak Çhuartal köyü 1939 yılında Gal ilçesine geri verilmiş, yerel Abhaz okulunda eğitim Gürcüce’ye çevrilmiş, nüfusun çoğunluğu ise resmi uygulamalarla Gürcüleştirmeye maruz bırakılmıştır. Agubediya, Birinci Bediya ve Reka köylerinde halen Abhaz kimliği ve kısmen Abhaz dili korunmaktadır. Son iki köyün neredeyse tüm nüfusu bariz biçimde Abhazca, Megrelce ve Rusça olmak üzere üç dillidir.
KAYNAKÇA:
Bagapş Nuri V., Abhazya’da etnik kimlik ve kurumsallaşma paradigmaları: Sovyet geçmişinden günümüze, Etnografik İnceleme, No:5, 2021. s.116-119.
İlginizi Çekebilir: 19. YÜZYILDA MURZAKAN’IN (SAMURZAKAN) SİYASİ VE ETNİK TARİHİ ÜZERİNE



